Alternatif Karşılaşmalar Adıyaman: Sanatla, Hafızayla ve Dayanışmayla Bir Araya Geldik
- ÇemberDe

- 24 May
- 2 dakikada okunur

17-19 Nisan 2025 tarihleri arasında, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği ile birlikte Adıyaman’da gerçekleştirdiğimiz “Alternatif Karşılaşmalar”, bizim için yalnızca bir etkinlik programı değil; birlikte düşünmenin, üretmenin, dinlemenin ve birbirimizin deneyimlerine alan açmanın yollarından biri oldu.
Depremin ardından yeniden kurulan yaşamların içinde, sanatın ve kültürel üretimin yalnızca “iyi hissettiren” bir alan değil; aynı zamanda hafıza kuran, deneyimi görünür kılan ve dayanışmayı güçlendiren bir araç olduğuna inanıyoruz. Alternatif Karşılaşmalar-Adıyaman da tam olarak bu ihtiyaçtan doğdu.
Üç gün boyunca Adıyaman’ın farklı noktalarında; konteyner kentlerde, dayanışma mekânlarında ve kültür alanlarında kadınlarla, gençlerle, aktivistlerle, sanatçılarla ve öğrencilerle bir araya geldik. Fotoğraf, yemek, kent hakkı, sinema, ileri dönüşüm ve hikâye anlatıcılığı etrafında kurduğumuz atölyeler aracılığıyla hem birlikte düşündük hem de birlikte üretmenin yollarını aradık.
Programın ilk gününde gerçekleştirilen “Konuşan Fotoğraflar Atölyesi”, kadınların kendi bakışlarını ve gündelik yaşam deneyimlerini fotoğraflar üzerinden ifade ettikleri bir alan açtı. “Fotoğraflar konuşabilseydi ne söylerdi?” sorusuyla başlayan atölye, katılımcıların kendi hikâyelerini görünür kılan kolektif bir sergiye dönüştü.

Aynı gün düzenlenen “Benim Küçük Yemek Kitabım” söyleşisi ise mutfağa yalnızca yemek yapılan bir yer olarak değil; hafızanın, emeğin ve kültürün aktarıldığı bir alan olarak bakmayı önerdi. Kadınlar kendi tariflerini, anılarını ve kişisel hikâyelerini paylaşırken bir yandan da gündelik hayatın görünmeyen emeği üzerine birlikte düşündük.
“Birbirimizle Güçleniyoruz” buluşması ise Adıyaman’da farklı alanlarda çalışan sivil toplum örgütlerini ve bağımsız aktivistleri bir araya getirdi. Deprem sonrası dönüşen çalışma deneyimlerini, tükenmişliği, dayanışmayı ve birlikte kalabilmenin yollarını konuştuk.
İkinci gün gerçekleştirilen “Atık Kumaşlarla İleri Dönüşüm Atölyesi”, iklim krizi ve tüketim kültürü üzerine düşünürken aynı zamanda üretmenin dönüştürücü gücünü hissettirdi. Katılımcılar atık kumaş parçalarını yeniden kullanarak farklı formlar üretirken gündelik yaşamdan iklim deneyimlerini paylaştılar.
Aynı gün gösterimini gerçekleştirdiğimiz Ceylin filmi ve ardından yapılan söyleşi ise sanatın savunuculukla nasıl kesişebileceğini yeniden düşündürdü. Mevsimlik tarım işçisi çocukların yaşamını odağına alan film üzerinden çocuk hakları, eğitim hakkı ve çocuk yaşta evlilikler gibi meseleleri hep birlikte konuştuk.

Programın son gününde gerçekleştirdiğimiz “Adıyaman Haritasında Ben Neredeyim?” atölyesi ise bizim için özel bir yere sahipti. Kadınların kent deneyimlerini, hareket alanlarını, güvenlik hissini ve görünmezleştirilen ihtiyaçlarını konuşurken Adıyaman’ı kadınların gözünden yeniden haritalandırmaya çalıştık. Deprem sonrası yeniden kurulan kent yaşamında kadınların sözünün, deneyiminin ve ihtiyaçlarının merkeze alınmasının neden hayati olduğunu birlikte düşündük.
Alternatif Karşılaşmalar boyunca bir kez daha gördük ki; sanat, kültür ve kolektif üretim kriz zamanlarında “ikincil” değil, tam tersine iyileşmenin, dayanışmanın ve yeniden kurmanın temel araçlarından biri. Çünkü birlikte düşünmek, üretmek ve hikâyelerimizi paylaşmak bize yalnız olmadığımızı hatırlatıyor.
Bu programın gerçekleşmesine katkı sunan tüm sanatçılara, aktivistlere, katılımcılara, dayanışma ağlarına ve birlikte çalıştığımız tüm kurumlara yeniden teşekkür ederiz. Adıyaman’da kurulan bu karşılaşmaların yeni dayanışmalara, yeni üretimlere ve yeni sözlere alan açacağına inanıyoruz.




Yorumlar