KSK70 Kapanış*
- ÇemberDe

- 23 Mar
- 2 dakikada okunur
*Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) 70. toplantısına ÇemberDE adına katılan Gülfer Kırbaş'ın değerlendirmelerinden oluşan bir yazı dizisidir.
CSW71’e Türkiye’den kimler katılacak?

CSW70 olaylı bir kapanışla bitti. Sima Bahaus’un mesajı netti: Kadın hareketinden aldığımız güçle burada savunuculuğa devam ediyoruz ve başarıyoruz. Ancak; bu bir tehlike olmadığı anlamına gelmesin!
Uzlaşıyla karar verilen komisyonda bu sefer uzlaşı sağlanamadı. Amerika’nın başından beri istediği değişiklikler vardı. Bizden farkı yok aslında, toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakkı ifadelerini, çeşitlik, eşitlik, kapsayıcılık kelimelerini yani bunca yıllık mücadelenin kazanımlarını metinden çıkarmak istiyordu. Üstelik aslında iki haftadır bunu konuşmuş ve bir ortak karara varmış olmaları gerekiyordu. Varamadılar. ABD de son karar oylamasından önce değişiklik talebini tekrar sundu. Ama işe yaramadı, ABD dışında kimse lehte oy vermedi ama 14 ülke çekimser oy kullandı. Hiç az bir sayı değil.
ABD burada durmadı tabii. Bir de hiç ortada olmayan yeni bir öneriyle geldi: “Kadınların ve Kız Çocuklarının Uygun Terminolojiyle Korunması” diye bir şey. Hala yılların mücadelesiyle inşası edilen kavramların değişikliği derdinde. Ama burada deneyimli komisyon üyeleri devreye girdi. Prosedürde yer alan ve tartışılmasının bile tehlikeli görüldüğü ya da önerinin tamamen gereksiz görüldüğü durumlar için oluşturulmuş bir yöntemi kullandılar. Böylece yapılan bir oylama sonucu 23 ülkenin desteğiyle oylanmasına gerek olmadığı kararı çıktı. Ancak yine kuyuya taş atılmıştı ve 3 ülke bu önerinin reddine karşı, 17 ülke çekimser oy kullandı. Bu beklenmedik öneri eşitlik yanlısı devletlerin prosedüre hakimiyeti sayesinde sorunsuz çözüldü. Neyse ki hala çoğunluk değiller ama güç nereye meylediyorsa yüzler o yöne dönüyor. Niyetler belli ama kadın hareketinin direnci güçlü. Geri adım atılamaz.
Türkiye kadın hareketi olarak bu savunuculuk mekanizmalarını daha iyi kullanmamız hem içerdeki mücadelemizi etkileyecek hem de küresel feminist hareketi güçlendirecektir. Kullanmıyor ve bu süreçlerde yer almıyor değiliz, yaptığımız her eylem, çıktığımız her gece yürüyüşü burayı güçlendiriyor. Kimse kendi kendine mücadele ediyor değil, her ülke birbirinden etkileniyor, olumludan da olumsuzdan da. O yüzden olumlu etkiyi artırmamız lazım.

Türkiye yerel sivil toplumunda kadın aktivistlerin kapasitesinin güçlenmesi ve ulusötesi bu dayanışmaya güç katmak için Türkiye’den daha çok kaynak yaratmak ve burada bulunmak gerekiyor. Bir yandan bu süreci yıllardır takip eden ve çokça soru sorup öğrenmeye çalıştığımız Selma Acuner , Fatma Aytac gibi deneyimli ve pek çok kadının şimdiye kadar gelmesini sağlayan kadınlar var. Bir de benim gibi Çember Sivil İnisiyatif Derneği adına ikinci defa, Sinem Sefa Akay gibi Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği adına ilk defa katılanlar var. Çok öğrendik, cebimize çok şey koyduk. İstiyoruz ki daha çok kadın hakları savunucusu ile burada bulunalım. Seneye kimler nasıl gelebilir, nasıl kaynaklar bulunabilir diye hep beraber düşünelim.



Yorumlar