top of page

Kadınlardan, Afet ve Kriz Hazırlığına Katkı Sunacak Bir Atölye


Depremlerin, sellerin, yangınların ardından sahada kadınlarla yan yana duran, dayanışma kuran, ihtiyaçları gören, söz söyleyen ve çözüm üreten kadınlar olarak çok güçlü bir bilgiye sahibiz: Saha deneyimimiz.


Bu deneyimin sıradan bir “tecrübe paylaşımı” değil, feminist bir bilgi ve politika üretim kaynağı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle ÇemberDE olarak olası yeni afetlere müdahale etmek isteyenlere yol göstermesi için hazırladığımız “Afetlerde Feminist Dayanışma ve Destek Kılavuzu”nu geliştirmek üzere; afet sahasında çalışan (deprem, yangın, sel) kadınları, kadın örgütlerini ve feminist aktörleri birlikte düşünmeye davet ettik.


Bu etkinlikle, olası afetlerden sonra sahada çalışmayı veya gönüllü destek vermeyi hedefleyenlere rehber olmayı ve bu amaçla hazırladığımız Afetlerde Feminist Dayanışma ve Destek Kılavuzu'nu daha geniş bir katılım ve katkı ile, hep birlikte geliştirmeyi hedefliyoruz.


Kılavuz, kriz ve afet alanında çalışan kadınlar, gönüllüler ve kurumlar için hem pratik bir yol haritası hem de feminist dayanışma bilgisinin kolektif hafızası niteliğinde.


8 Kasım 2025'te online olarak düzenlediğimiz atölyede kılavuzun mevcut yönünü doğrulamış ve aynı zamanda, feminist örgütlerin bilgi birikimini güçlendiren yeni katkılar da sağlamış olduk. Katılımcılar, bu çalışmanın yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda feminist örgütlerin sahadaki birikimini görünür kılan, Türkçe içerik üretiminde öncü bir kaynak olacağı konusunda hemfikir oldu.


Aynı zamanda atölyede kılavuzun kapsamından daha geniş bir tartışma yürütüldü.


Bu nedenle atölye notlarını ayrıca paylaşıyor ve atölyeye katılan ya da kayıt yaptırmasına rağmen katılamayan herkesin katkısına açıyoruz.


Bu atölyenin afet ve kriz hazırlığına katkı sunacak bir tartışma açtığına inanıyoruz.




'Afetlerde Feminist Dayanışma ve Destek Kılavuzu'nu Geliştirme Toplantısından Notlar


Hazırlamakta olduğumuz kılavuzu güçlendirmek için yaptığımız bu atölyede, hem şimdiye kadar yazdıklarımızın sahadaki deneyimlerle büyük ölçüde örtüştüğünü gördük hem de eksik kalan başlıklarımızı fark ettik. Bununla birlikte, atölyede kılavuzun kapsamından daha geniş bir tartışma yürütüldü.


Bu nedenle atölye notlarını ayrıca paylaşıyor ve atölyeye katılan ya da kayıt yaptırmasına rağmen katılamayan herkesin katkısına açıyoruz. Afet ve kriz hazırlığına katkı sunacak bir tartışma açtığına inanıyoruz. Feminist Afet Dayanışması Kılavuzu’nu da bu kolektif katkılar doğrultusunda yakında yayımlayacağız.


Atölyeye Dair Kısa Bilgi

Etkinlik Adı: Afetlerde Feminist Dayanışma ve Destek Kılavuzu Geliştirme Atölyesi

Tarih: 8 Kasım 2025

Süre: 2 saat

Yer: Online

Katılımcı Sayısı: 9

Yürütücü: Esra Atalay

Katılımcılar; deprem sahasında çalışmış kadın örgütleri temsilcileri, insani yardım çalışanları, fon kuruluşu çalışanları ve afet–kriz alanında kadın güçlendirme çalışmaları yürüten kadınlardan oluşmuştur.


1. Afet ve Kriz Tanımı, Kapsam ve Yaklaşım

Atölyede, “afet” kavramının yalnızca deprem, sel veya yangın gibi doğal afetlerle sınırlandırılmaması gerektiği; savaş, zorunlu göç, terör saldırıları gibi toplumsal ve politik krizlerin de bu çerçevede ele alınmasının önemli olduğu vurgulanmıştır. Bu genişletilmiş yaklaşımın, feminist müdahalelerin sürekliliğini ve bağlamsal doğruluğunu güçlendireceği ifade edilmiştir.Ayrıca kent merkezleri kadar kırsal alanlar, kent çeperleri ve konteyner kent dışında kalan yerleşimlerin sıklıkla görünmez kaldığı; ergenler ve gençlerin afet müdahalelerinde yeterince hesaba katılmadığı belirtilmiştir.


2. Feminist Yöntem, Etik İlkeler ve Bilgilendirilmiş Seçim

Katılımcılar, kılavuzda feminist yöntemin açık, sade ve net biçimde tanımlanmasının kritik olduğunu vurgulamıştır. Feminist yaklaşımın insan merkezli olmayan; doğayı, hayvanları ve tüm canlıları kapsayan bir etik çerçeve sunduğu belirtilmiştir.Bilgilendirilmiş seçim hakkı (örneğin bebek beslenmesinde emzirmenin anlatılması ancak mama seçeneğinin de açıkça sunulması) feminist müdahalenin temel unsurlarından biri olarak ele alınmıştır. Zarar vermeme ilkesi, kahramanlık anlatılarından kaçınma ve sahaya çıkmadan önce bireysel öz değerlendirme yapılması gereği özellikle vurgulanmıştır.


3. Ekipler, Gönüllüler ve İyilik Hali

Afet sahasına girerken mutlaka bir “çıkış planı” yapılması gerektiği; aksi halde ekiplerin tükenme, ilişkilerin yıpranması ve müdahalenin zarar verici hâle gelebileceği paylaşılmıştır. Psikolojik hazır olma hâlinin önceden tam olarak öngörülemeyeceği, bu nedenle yedekli ekip planlarının önem taşıdığı belirtilmiştir.Gönüllülerin ve çalışanların dirençliliğini artırmaya yönelik afet öncesi atölye ve destek mekanizmalarının kurulmasının gerekliliği ifade edilmiştir.


4. Safeguarding ve Koruma Mekanizmaları

Atölyede, kurumsal safeguarding politikalarının yokluğunun ciddi bir risk alanı yarattığı; taciz veya şiddet durumlarında kurumların nasıl hareket edeceğine dair net ve işleyen prosedürlerin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Feminist safeguarding yaklaşımının yalnızca teknik değil, aynı zamanda dayanışmacı bir çerçeve sunması gerektiği ifade edilmiştir.


5. Güvenli Alanlar ve Saha Uygulamaları

Kadın örgütlerinin sahada kurduğu çamaşırhaneler, buluşma alanları ve Mor Mekan gibi uygulamaların yalnızca hizmet sunmadığı; kadınlar için çok boyutlu, ilişkisel ve güvenli alanlar yarattığı vurgulanmıştır. Afet bölgesi dışındaki feminist merkezlerin de bu süreçte önemli roller üstlenebileceği belirtilmiştir.


6. Kurumsal Dayanışma, Ağlar ve Fonlara Erişim

Kadın örgütleri arasındaki şehirler arası dayanışma ağlarının kriz anlarında hayati rol oynadığı; Defne Kadın Kooperatifi – Kayseri Ticaret Odası gibi örneklerin bu işbirliklerinin gücünü gösterdiği ifade edilmiştir.Esnek fonlara erişimin, feminist müdahalenin sürekliliğini belirleyen temel faktörlerden biri olduğu; kaynak bulunamadığında örgütlerin toplumsal güven ilişkilerini sürdüremediği vurgulanmıştır.


Sonuç ve Devam


Atölye, kılavuzun mevcut yönünü doğrulamış; feminist örgütlerin afet ve kriz süreçlerindeki bilgi birikimini görünür kılan yeni katkılar sunmuştur. Katılımcılar, bu çalışmanın yalnızca teknik bir rehber değil, feminist örgütlerin sahadaki deneyimini kayıt altına alan ve savunuculuk gücü taşıyan bir kolektif kaynak olacağı konusunda ortaklaşmıştır.Atölyede öne çıkan tüm başlıklar, yalnızca kadın örgütlerinin değil; sivil toplumun bütünü ile insani yardım alanında çalışan kurumların afetlere hazırlık ve müdahale planlarını, kurumsal politikalarını ve uygulama çerçevelerini geliştirirken derinlemesine ele alması gereken alanlara işaret etmektedir. Bu atölyeden çıkan tartışma ve sonuçların, söz konusu başlıkların bundan sonraki süreçte daha geniş katılımlarla tartışılmasına ve birlikte geliştirilmesine zemin oluşturmasını umuyoruz. Pek tabii kamu kurumlarının da sorumluluklarını hatırlatmasını bekliyoruz.Bu belge üzerinden gelecek tüm katkılar, Feminist Afet Dayanışması ve Destek Kılavuzu’nun nihai hâlini güçlendirmek üzere değerlendirilecektir. 

Yorumlar


bottom of page