Krizlere Feminist Cevaplar Üretmek

Krizler artık tek başlarına gelmiyor. Afet, bakım yükü, ekonomik eşitsizlik, göç, iklim krizi, dijital şiddet, sivil alanın daralması… Hepsi birbirine değiyor, birbirini büyütüyor ve zaten var olan eşitsizlikleri daha görünür hale getiriyor.
ÇemberDE olarak İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz “Krizlere Feminist Cevaplar Üretmek” atölyesinde tam da bu karmaşık tabloya feminist bir yerden bakmaya çalıştık. Atölye, ÇemberDE’nin CSW’de takip ettiği küresel feminist tartışmalarla 6 Şubat depremleri sonrasında sahada biriken deneyimi yan yana getirdi. Amacımız bir rapor sunmak ya da hazır cevaplar vermek değil; birlikte düşünmek, soru sormak ve somut kriz durumları karşısında nasıl hareket edebileceğimizi tartışmaktı.
Kadınlar yalnızca “kırılgan grup” değil
Buluşma boyunca kadınların krizlerde yalnızca “kırılgan grup” olarak görülmesine itiraz ettik. Çünkü kadınlar sadece krizlerden etkilenen kişiler değil; aynı zamanda bilgiyi taşıyan, dayanışmayı kuran, bakım yükünü üstlenen, yerelde çözüm üreten ve çoğu zaman topluluğun ayakta kalmasını sağlayan aktörler.
Bu yüzden afet ve kriz yönetimini yalnızca teknik hazırlık, lojistik ya da yardım ulaştırma meselesi olarak görmüyoruz. Güvenlik, bakım, mahremiyet, erişim, yerel bilgi ve karar süreçlerine katılım da en az bunlar kadar önemli.

Sahadan doğan feminist bilgi
Atölyede Afetlerde Feminist Dayanışma ve Destek Kılavuzunun hikâyesini de paylaştık. Kılavuz, sahada karşılaştığımız çok temel sorulardan doğdu: Kim yardıma erişebiliyor, kim dışarıda kalıyor? Şiddet riski arttığında kadınlar nereye başvurabiliyor? Bakım yükü kimin üzerinde kalıyor? Yerel kadın örgütleri kararların neresinde?
Buluşmanın ikinci yarısında ise sözü masalara bıraktık. Katılımcılar geçici yaşam alanlarından yardım dağıtımına, bakım yükünden göçmen kadınların hizmetlere erişimine, ekip tükenişinden yerel yönetimlerin kriz planlarına kadar farklı senaryolar üzerine birlikte çalıştı.
Hazır cevaplardan çok doğru sorular
Farklı meseleleri konuşsak da aynı sorular tekrar tekrar karşımıza çıktı: Kim görünmez kalıyor? Kimin sesi karar süreçlerinde yok? Bakım yükü kimin üzerinde? Bilgiye kim erişebiliyor? Zarar vermeden nasıl hareket edebiliriz?
Belki de feminist kriz yönetimi tam burada başlıyor.
Hazır reçetelerde değil; doğru soruları sormakta, yerel bilgiyi ciddiye almakta, bakım ve güvenliği merkeze koymakta, kadınların deneyimini yalnızca dinlemekle kalmayıp karar süreçlerine taşımakta.

Birlikte düşünmek, birlikte eylemek
ÇemberDE olarak bu buluşmayı tek seferlik bir etkinlikten çok, birlikte düşünmenin ve feminist dayanışmayı büyütmenin bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü krizlere feminist cevaplar üretmek, yalnızca krizin sonuçlarını hafifletmek değil; krizlerin görünür kıldığı eşitsizlikleri dönüştürmek için birlikte düşünmek, birlikte öğrenmek ve birlikte eylemek demek.





Yorumlar